|
|
| Konu: TEVEKKÜL, ECEL VE YENİDEN DİRİLME | Ders 12 | |
|
TEVEKKÜL Hedefe
ulaşmak için gerekli olan maddi ve manevi sebeplerin hepsine başvurduktan
ve yapacak başka bir şey kalmadıktan sonra Allah’a dayanıp güvenmek
ve ondan ötesini Allah’a bırakmak demektir. ECEL Önceden
tesbit edilmiş zaman ve süre demektir. İnsan hayatı ve diğer canlılar
için belirlenmiş süreyi ve bu sürenin sonunu yani ölüm anını ifade
eder ·
Her toplum ve ferdin bir eceli vardır. ·
Ecel hiçbir sebeple değişmez ·
Bazı ibadet ve güzel davranışların ömrü artıracağına dair
hadisler ecelin değişeceğini göstermez. Bu tür hadisleri alimler şöyle
yorumlamışlardır: 1.
Bu tür hadisler ancak insanları güzel ve hayırlı işlere teşvik
etmek için olabilir 2.
Ömrün uzamasından maksat aynı ömrü elemden ve kederden uzak,
huzurlu ve mutluluk içinde yaşamak demek olabilir. 3.
Yüce Allah bu gibi insanların iyilik yapacağını
bildiği için ezeli planda onların ömrünü buna göre fazla
belirlemiş olabilir. YENİDEN
DİRİLME ·
Yeniden diriliş, hem bedenen, hem de ruhen olacaktır. Mahşerde
herkes otuz üç yaşında olacaktır. ·
Mahşerde insanın bütün azaları kendi lehinde ve aleyhinde şahitlik
yapacaktır. ·
Mahşer denilen yerde bütün insanlık toplanacak, mü’minlerin
yüzleri parlak, kafirlerin yüzleri ise kara olacaktır. ·
Amel defteri mü’minlere sağından, kafirlere solundan veya
arkasından verilecektir. ·
Hesap ve sorgulama yapılacak. Sorgulama sırasında insanlara beş
şey sorulacaktır. 1.
Ömrünü nerede harcadığı 2.
Gençliğini nasıl geçirdiği 3.
Malını nerede ve nasıl kazandığı 4.
Malını nereye ve nasıl harcadığı 5.
Bildiklerini uygulayıp uygulamadığı Mizan:
Ahirette hesaptan sonra herkesin amellerinin tartıldığı İlâhi
adalet terazisidir. Sırat:
Cehennemin üzerinde kurulmuş bir köprüdür. Herkes buradan geçecektir. Havuz: Her Peygamberin bir havuzu vardır ve bu havuzdan kendisi ve
ümmeti içecektir. Hz. Peygamberin havuzu çok geniş, suyu sütten
beyaz, kokusu miskten daha güzel, kadehlerinin sayısı da gökteki yıldızlardan
daha çoktur. Bundan bir kere içen bir daha susamayacaktır. Şefaat: Ahirette bütün peygamberler şefaat edecektir. Şefaat mü’minler
için geçerlidir. Kafirler şefaattan mahrumdurlar. Bazı insanlara
(sabiler, şehitler, veliler gibi) da şefaat hakkı verilecektir. Şefaat-ı Uzma: En büyük şefaat demektir. Bizim peygamberimize
aittir ve Kur’an’da makam-ı mahmud olarak zikredilir. Araf: Cennet ile cehennem arasında bir yerdir. Herhangi bir
peygamberin tebliğini duymadan ölen insanlarla, çocuk yaşta ölen müşrik
çocukların kalacağı veya iyi-kötü amelleri eşit olan mü’minlerin
bir müddet kalacağı yer olduğu rivayet edilir. Allah’ın Görülmesi: Mü’minler cennete girdikten sonra,
Allah’ı göreceklerdir. Fakat bu görmenin mahiyeti hakkında kesin
bilgi yoktur. Her Cuma günleri gerçekleşeceği rivayet edilir. | ||
709